Çoğul acılar ve tekil yalnızlıkların öznesi bu adam.
Yalnız defneder defedilmiş umutlarını.
Toprakla örter üşümüş hayallerinin üstünü.
Her hatırası bir kürek dolusu utanç.
Ve zerre ilgisiz bakışları göğü deler.
Delilidir ayağına batan her hayal kırığı.
Bodoslama gerçeğe çakılan her ayrıntısı hayatının.
Soluğu solar benzi zift karası akşamlarda.
Duvarları büyür, kalınlaşır örülür kat kat üstüne.
Somurtkan yüzü soyutlar onu,
Yanı başından geçen bir başka günden.
Ve istemeden başka bir yarına açılır gözleri.
Bir daha açılmamayı delicesine dilerken…